TAŞELİDE “ÖĞSE” VAKTİ

Ermenek ve Taşeli yöremizin mazide kalan bir tarım faaliyetinden bahsedeceğim bugün sizlere değerli arkadaşlarım!
Mükremin Kızılca
Ortadaki kelimeyi anlayan ve şu anda bilenimiz ve kullananımız yoktur.

Bundan elli yıl önce bağcılık yapan bütün dedelerimizin uyguladığı bu tarımsal faaliyete “Öğseleme” denirdi.

Öğselemeyi özellikle elli yaşın altındaki gençler bilmezler zira o faaliyete daha modern tarzların gelişmesiyle gerek kalmamıştır.

Bugün kullanılmayan Öğseleme sisteminin anlatmaktan maksadımız dedelerimizin ne zor şartlar altında üretim yaptıklarını anlamak ve belki de şimdi bile yapılabilmesi hakkında tarım mühendislerimize bir araştırma ve soruşturma alanı açmaktır.

Öğseleme Nedir?
Bundan elli yıl önce şahsen de yaptığım, 1970 yılına kadar geçerliliğini koruyan üzüm asma ve çıbıklarına yapılan bir uygulamadır. Bu uygulamada öğse denilen macunun çıbıklar budandıktan sonda gözlerin esas başlangıç yerine sürülmesidir.
Düşünün bir kere, yüzlerce çıbıklı bir bağ ve binlerce göze öğse sürme ameliyesi. Her ilkbaharda, budamalardan sonra yapılan ve günlerce süren bir işti.

Öğse Nasıl Yapılır?

Öğse macununu biz çocukken Akmanastır ve Cenne köylerinden getirir satarlardı. Sonra sonra bizim babalarımız da yapmaya başladılar. Asma ve armut ağaçlarında oluşan kaba mantarlar toplanarak kaynatılır ve yapışkan, kendisine dokunan böcekleri salmayan bir macun haline getirilirdi.

Öğselemeden Amaç Nedir?

Öğse üzüm çıbıklarının budanmasından sonra en dipteki her gözün altına sürülerek daha yukarılara başta bit ve böcekler olmak üzere bütün haşaratın geçmesini ve üzümlere zarar vermesini önlemekti.

Zira demin de dediğim gibi bu son derece yapışkan macun üzerine ayak basan her şeyi ölüme mahkum etmekte ve ilerlemesini engellemektedir.

Öğseleme o günlerin en etkili ilaçlama tekniklerinden birisiydi.